Türkiye son yıllarda uluslararası öğrenci çekme yarışında dikkat çekici bir yükseliş yakaladı. Ancak bu yükselişe rağmen özellikle sosyal medyada ve kamuoyunda yabancı öğrencilere yönelik bazı önyargılar tartışma konusu olmaya devam ediyor. Zaman zaman özellikle Ortadoğu'dan gelen öğrenciler üzerinden dile getirilen "Türkiye Araplaşıyor" gibi söylemler uluslararası öğrencilerle düzensiz göç ve sığınmacı meselesinin aynı başlık altında değerlendirilmesine yol açıyor. Eğitim sektörü temsilcileri ise bu algının gerçeği yansıtmadığını ve Türkiye'nin küresel eğitim hedeflerine zarar verebileceğini belirtiyor.
Türkiye bugün 198 ülkeden 350 bini aşkın uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Yükseköğretimde uluslararasılaşmayı stratejik bir hedef olarak belirleyen Türkiye'nin kısa vadede 500 bin, uzun vadede ise 1 milyon uluslararası öğrenciye ulaşma hedefi bulunuyor. Bu hedefe ulaşıldığında Türkiye, dünyada en fazla uluslararası öğrenci ağırlayan ilk 3 ülkeden biri haline gelebilecek. SABAH'a konuşan Study in Türkiye platformunun kurucusu Caner Otrakçı, uluslararası öğrencilerle ilgili kamuoyunda oluşan bazı yanlış algıların Türkiye'nin eğitim hedeflerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Otrakçı, uluslararası öğrencilerin çoğu zaman göç veya sığınmacı tartışmalarıyla birlikte değerlendirilmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtti. Otrakçı "Uluslararası öğrenciler üniversitelerin belirlediği akademik kriterlerle kabul edilen gençlerdir. Bu öğrenciler eğitim almak için Türkiye'ye geliyor ve mezuniyet sonrasında büyük bölümü ülkelerine dönüyor. Bu nedenle uluslararası öğrencileri düzensiz göç ya da sığınmacı tartışmalarıyla aynı başlıkta değerlendirmek doğru değil'' dedi.
Uluslararası öğrencilerle ilgili kamuoyunda sıkça dile getirilen bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor. İşte o iddialar ve gerçekler:
Uluslararası öğrenciler aynı zamanda kültürel ve diplomatik bağların güçlenmesine de katkı sağlıyor. Türkiye'de eğitim alan öğrenciler mezun olduktan sonra ülkelerine döndüklerinde iş dünyasında, akademide veya kamu kurumlarında önemli görevler üstlenebiliyor. Bu durum Türkiye ile farklı ülkeler arasında uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına katkı sağlıyor.
Uzmanlara göre uluslararası öğrenciler yalnızca akademik sistem için değil ekonomi için de önemli bir kaynak oluşturuyor. Türkiye'de uluslararası öğrencilerin yıllık ekonomik katkısının 6 milyar doların üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu katkı yalnızca üniversite ücretleriyle sınırlı kalmıyor konaklama, ulaşım, yeme içme, turizm ve perakende gibi birçok sektörde şehir ekonomilerine canlılık kazandırıyor.