Haziran ayının gelmesiyle beraber okullarda gezi mevsimi resmen başladı. Tur şirketlerinin de devreye girmesiyle birlikte öğrenciler ve öğretmenler için heyecanlı bir dönem start aldı. Ancak son dönemde, iyi niyetle düzenlenen bu organizasyonlar nedeniyle birçok öğretmen ve okul idarecisi hakkında yasal soruşturma açılmaya ve kademe ilerlemesinin durdurulmasına kadar varan ağır cezalar verilmeye başlandı.
Peki, öğrencilere güzel bir anı bırakmak ve vizyonlarını geliştirmek için yola çıkan eğitimciler neden bu cezalarla karşı karşıya kalıyor? İşte işin perde arkası ve yasal gerçekler:
Sadece Veliden İzin Almak Yetmiyor!
Pek çok okul yöneticisi ve öğretmen, velilerden alınan yazılı izin belgelerini (EK-5) yeterli görerek hızlıca gezi planlıyor. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'ne göre bu durum tek başına tamamen geçersiz ve yasadışı kabul ediliyor.
Özellikle tur şirketleriyle anlaşarak resmi kanallardan bağımsız, "gayriresmi" şekilde il dışına düzenlenen geziler, herhangi bir olumsuzluk veya kaza durumunda doğrudan suç teşkil ediyor.
Büyük Risk: İlçe dışı veya il dışı gezilerde, gezi formları ve sözleşme evrakları hazırlanıp İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden resmi onay alınmadan yola çıkılması durumunda, tüm sorumluluk doğrudan geziyi düzenleyen öğretmen ve idarecilere kalıyor.
Yönetmeliğe Göre Kusursuz Bir Gezi Nasıl Planlanmalı?
MEB Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği, cezai bir işlemle karşılaşmamak için uyulması gereken kuralları çok net bir şekilde çiziyor:
Resmi Onay Şartı: İl içi gezilerde resmi makamlara yazılı bilgilendirme yapılması zorunluyken, il dışı ve yurt dışı gezilerde İlçe/İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden mutlaka resmi evrakla izin alınmalıdır.
Öğretmen ve Öğrenci Kotası: Gezilerde 1 kafile başkanı bulunmalıdır. Genel kural olarak 40 öğrenciye kadar en az 1, en fazla 2 öğretmen görevlendirilmelidir. Özel eğitim öğrencileri için 10 öğrenciye en az 2 öğretmen; okul öncesinde ise her grup için en az 1 öğretmen şartı vardır.
Velilerin Katılımı ve Yaş Sınırı: İl dışı ve yurt dışı gezilerde, okul öncesi çocukların velisi ile birlikte götürülmesi zorunludur.
Zamanlama ve Ders Takvimi: Gezilerin ders saatlerini aksatmayacak şekilde hafta sonu veya resmi tatillerde yapılmasına özen gösterilmelidir. Eğer hafta içi yapılıp dersler aksadıysa, kaçırılan dersler sonraki haftalarda yoğunlaştırılmış olarak telafi edilmelidir.
Ulaşım ve Sigorta Güvencesi: Kullanılacak araçların karayolu taşımacılık mevzuatına tamamen uygun olması, öğrencilerin kaza sigortalarının yapılması ve Okul Gezileri Çerçeve Sözleşmesi (EK-6) hükümlerine eksiksiz uyulması zorunludur.
Sonuç: Mevzuata Uymayana Ceza Veriliyor
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin can güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu konuda taviz vermiyor. Evrak prosedürlerini "bürokrasi" olarak görüp atlayan veya tur şirketlerinin inisiyatifine bırakarak izinsiz gezi düzenleyen eğitimciler, en küçük bir şikayet veya kaza durumunda doğrudan idari soruşturmanın hedefi oluyor.
Hem öğrencilerin güvenliği hem de öğretmenlerin mesleki geleceği için rehber öğretmenler ve okul yönetimlerinin MEB Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'ndeki maddeleri harfiyen uygulaması hayati önem taşıyor.
Sosyal etkinlikler yönetmeliğini görüntülemek için tıklayınız.