Kılavuzda yer alan ve öğretmenlerin aile bütünlüğünü doğrudan etkileyen o maddenin tam metni şu şekildedir:
"Her ikisi de öğretmen olan eşlerden birinin atama işlemi gerçekleşip diğer eşin atama işleminin gerçekleşmemesi durumunda atama işlemi gerçekleşen eş istemesi halinde 2026 yılı yaz tatili öğretmenlerin iller arası mazerete bağlı yer değiştirme işlemleri sonuçlanıncaya kadar ilişik kesme işlemini erteleyebilecektir. Atama işlemi gerçekleşmeyen eşin aile birliği mazeretine bağlı olarak eşinin atandığı il’e atama işlemi gerçekleşmemesi halinde bu Duyuru kapsamında gerçekleşen atama işlemi öğretmenin görevden ayrılmamış olma şartıyla 11–13 Ağustos 2026 tarihleri arasında iller arası isteğe bağlı yer değişikliği sonuç sayfası üzerinden iptal talebinde bulunabilecektir. Atama kararnamesi iptal edilenlerden önceki görev yerlerinde alanlarında boş norm kadro bulunmayanlar hizmet puanına bakılmaksızın norm kadro fazlası öğretmen olarak belirlenecektir."
Kılavuzdaki E.3 Maddesi Ne Anlama Geliyor? Öğretmenleri Bekleyen Büyük Risk Ne?
Bu resmi ifadelerin öğretmenler için taşıdığı gerçek anlam oldukça nettir: Bakanlık, mazeret grubu (eş durumu) atamalarında öğretmenlerin kendilerine uygun boş kontenjan bulamayabileceğini peşinen kabul etmektedir. Daha da önemlisi, kılavuzdaki bu madde, sürecin sonunda bir "il/ilçe emri" ataması yapılacağının hiçbir şekilde garantisinin olmadığını ve mazeret tayini çıkmayan öğretmenlerin mağduriyet riskini gözler önüne sermektedir. Eğer bu madde harfiyen uygulanır ve il emri verilmezse, eşlerin aile bütünlüğü ciddi şekilde sekteye uğrayacaktır.
İlişik Kesmeyenlerin Ataması İptal Edilebilecek Ama...
Söz konusu maddeye göre, eşlerden birinin tayini çıkıp diğerinin çıkmazsa, ataması yapılan öğretmen ilişik kesme işlemini yaz tatilindeki mazeret atamaları sonuçlanana kadar erteleyebilecek. Eğer mazeret tayini döneminde de eşinin yanına atanamazsa, görevden ayrılmamış olmak kaydıyla 11–13 Ağustos 2026 tarihleri arasında sistem üzerinden iptal başvurusunda bulunabilecek.
Ancak burada da öğretmenleri bekleyen başka bir risk ortaya çıkıyor. Atama kararnamesi iptal edilen öğretmen, eski okuluna geri döndüğünde eğer kendi branşında boş norm kadro kalmadıysa, hizmet puanı kaç olursa olsun doğrudan "norm kadro fazlası" konumuna düşecek. Bu da öğretmenin kendi okulunda kalma güvencesini elinden alıyor.
Gözler Bakanlığın "İl Emri" Kararında
Aynı düzenleme geçtiğimiz yıl yayımlanan iller arası yer değişikliği kılavuzunda da aynen yer alıyordu. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı, geçmiş dönemde mazeret atamaları sürecinde yaşanabilecek olası mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla takdir yetkisini kullanmış ve il emri atamasını gerçekleştirmişti.
Bu yıl da kılavuzda öğretmenleri tedirgin eden ve atama iptali ile norm fazlası olma ihtimalini barındıran bu maddenin yer alması, gözleri yeniden bakanlığa çevirdi. Eş durumu atamalarında kontenjan yetersizliği nedeniyle aile bütünlüğü tehlikeye girecek olan binlerce öğretmen, bakanlığın bu yıl da geçmiş yıllarda olduğu gibi takdir yetkisini kullanarak il ve ilçe emri hakkı tanıyıp tanımayacağını büyük bir merakla bekliyor.