Okullarda görev yapmakta olan öğretmenler ile okul müdürlerinin arasında son dönemde yaşanan sorunlar artık ulusal medyaya çıkmaktadır. Bu sorunların temelinde ise yasal bir düzenleme yer almaktadır.
Okul müdürleri yasal düzenleme gereği öğretmenlerin birinci dereceden sicil amirleridir. Peki bu ne demek oluyor? Yani okul yöneticileri öğretmenlerle ilgili soruşturmaların açılmasına ve söz konusu soruşturmalar neticesinde verilecek olan cezaların belirlenmesine karar verecek bir konumdadır.
Son yaşanan olaylarda olduğu gibi çok sayıda okul müdürü bu sebepten ötürü gereksiz yere öğretmenler ile ilgili disiplin soruşturmalarını başlatmaktadır. Ayrıca yaşanan bazı olaylarda, okul müdürlerinin ilgili yasal süreci yürütürken öğretmenlere mobbing uyguladığı açılan davalarla ve başka soruşturmalarla gün yüzüne çıkmaktadır.
Attığım mesaja karşılık verilmedi, düzenlediğim etkinliğe kimse gelmedi gibi akla ve mantığa uymayan sebeplerden ötürü çok sayıda okulda eğitim ortamı için gerekli olan huzur yerle yeksan oldu. Milli Eğitim Bakanlığı yaşanan bu olaylara tahammülünün olmadığını ilgili okul müdürlerini görevden alarak göstermiş olsa da kamuoyuna yansımayan benzeri olaylarla ilgili sosyal medyada büyük bir tartışma söz konusu.
Peki bu sorun nasıl çözülebilir?
Öncelikle belirtmek gerekiyor ki okul müdürleri 4 yıllığına görevlendirilen eğitim öğretim sınıfı personelidir. Yani Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul yöneticiliği diye ayrıca bir kadrosu bulunmamaktadır. Tüm okul müdürleri ve müdür yardımcıları yöneticilik görevini görevlendirme usulü ile yerine getirirler.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu sebepten ötürü Sicil Amirliği ile ilgili kurum içerisinde önemli sorunlara yol açan bu yetkilerin kullanılması için sıkı tedbirler alması gerekiyor. Öğretmenlerin en çok talep ettiği durum ise haklarında okul yöneticileri tarafından tutulan tutanaklar neticesinde açılan soruşturmalardan ötürü herhangi bir ceza almamaları halinde okul yöneticilerinin bu durumdan mesul tutulmalarıdır.
Ayrıca muhakkikler tarafından verilen cezaların uygulanmasını, cezanın bir altının verilmesi yetkisinin de yine soruşturmayı başlatan okul müdüründe olması öğretmenleri tedirgin eden diğer önemli bir husustur.