Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye’de yasal izin almadan eğitim faaliyeti yürüten kurumlara yönelik denetimlerini sıkılaştırıyor. Özellikle Anayasa ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na aykırı şekilde faaliyet gösteren bu yapılara devam eden Türk vatandaşı öğrencilerin durumu mercek altına alındı.
Yasal Mevzuat Hatırlatması: "İzinsiz Kurum Açılması Yasaktır"
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde eğitim faaliyetlerinin ancak MEB’in izni ve denetimiyle yürütülebileceği vurgulandı. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve 625 sayılı mülga Kanun uyarınca; izinsiz açılan veya mevzuata aykırı şekilde "okul" vasfı taşımayan yerlerde eğitim verilmesinin hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.
Türk Öğrencilerin Durumu ve Mağduriyet Riski
Son dönemde bazı yabancı menşeli veya elçiliklere bağlı "okul" adı altındaki yapıların, yasal kapsamın dışına çıkarak Türk öğrencileri kabul ettiği tespit edildi. MEB, bu durumun şu riskleri beraberinde getirdiğine dikkat çekti:
Diploma Geçersizliği: Bu kurumlardan alınan belgelerin Türkiye’de resmi bir karşılığı bulunmuyor.
Eğitim Hakkı Kaybı: Öğrencilerin örgün eğitim sisteminin dışında kalması, gelecekteki akademik kariyerlerini tehlikeye atıyor.
Mevzuat İhlali: Türk vatandaşlarının temel eğitimlerini MEB’e bağlı resmi veya özel kurumlarda tamamlaması anayasal bir zorunluluktur.
Tespit ve İzleme Süreci Başlatıldı
Milli Eğitim Bakanlığı, izinsiz eğitim veren bu merkezlere devam eden Türk öğrencilerin tespiti için kapsamlı bir çalışma başlattı. Bu kapsamda:
Saha Denetimleri: Valilikler ve ilgili birimler aracılığıyla bu kurumların faaliyetleri durdurulacak.
Öğrenci Aktarımı: Mağduriyet yaşanmaması adına, bu kurumlara giden öğrencilerin kayıtlı olmaları gereken resmi eğitim kurumlarına geçişleri koordine edilecek.
İdari Yaptırımlar: İzinsiz faaliyet yürüten yerler hakkında yasal işlem başlatılacak ve bu kurumların tabelaları indirilecek.
Velilere Önemli Uyarı
Bakanlık, velilerin çocuklarını kaydettirmeden önce kurumun MEB çalışma izni ve ruhsatı olup olmadığını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Ruhsatsız kurumlara yatırılan ücretlerin ve geçirilen zamanın telafisinin mümkün olmayabileceği, çocukların eğitim hayatının sekteye uğramaması için yalnızca yasal okulların tercih edilmesi gerektiği önemle duyuruldu.