Zehra Öğretmen
Instagram'da Takip Et
MEB

MEB'de Görevden Alma Kararına Danıştay'dan Emsal Karar!

8 saat önce 0 görüntülenme
MEB'de Görevden Alma Kararına Danıştay'dan Emsal Karar!

İdare Mahkemesi'nin "İdarenin takdir yetkisidir" diyerek hukuka uygun bulduğu görevden alma işlemi, Danıştay engeline takıldı. Danıştay, 2 ay gibi kısa bir sürede performans ölçümü yapılamayacağına ve somut gerekçe sunulmadan yöneticilerin görevden alınamayacağına hükmetti.

Kariyer Basamaklarından "Araştırmacı" Kadrosuna

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yıllarca okul müdür yardımcılığı, ilçe milli eğitim müdürlüğü ve şube müdürlüğü gibi kademelerde liyakatle yükselen bir kamu görevlisi, 2022 yılının Eylül ayında Daire Başkanı olarak atandı. Ancak göreve başlamasının üzerinden henüz 2 ay geçmişken, hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin görevinden alınarak "araştırmacı" kadrosuna tenzil edildi.

Yerel Mahkeme: "İdare İstediğini Atar, İstediğini Alır"

İlk derece mahkemesi ve istinaf dairesi, davayı reddederken şu gerekçelere dayandı:

  • 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca idarenin memur atama konusunda takdir yetkisi vardır.

  • 375 sayılı KHK’nın Ek 18. maddesi, görevden alınan yöneticilerin "araştırmacı" yapılabileceğine cevaz vermektedir.

  • Davacının bu görevde çok kısa süre kalmış olması, idarenin tasarrufunu sakatlamaz.

Danıştay: "Performans Sergileyecek Süre Tanınmalı"

Danıştay'ın emsal niteliğindeki bu bozma kararı, kamu yönetiminde liyakat ve kariyer ilkelerinin korunması adına kritik bir hukuki set oluştururken; alt kademelerden başarıyla yükselen bir bürokratın sadece 2 ay gibi kısa bir sürede, somut bir başarısızlık veya hizmet gerekçesi gösterilmeden "takdir yetkisi" adı altında görevden alınmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Karar metninde, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığına dikkat çekilerek, bir yöneticinin performansının objektif olarak değerlendirilebilmesi için makul bir süre görevde kalması gerektiği vurgulanmış; böylece somut gerekçeye dayanmayan ve keyfiyet içeren "araştırmacı" kadrosuna atama işlemlerinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı tescil edilmiştir.

Paylaş: