Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin geleceğini şekillendirecek kritik bir iş birliği için İstanbul’daydı. İSO ve Yıldız Teknik Üniversitesi ile imzalanan protokolde konuşan Tekin, meslek liselerindeki dönüşümün tarihsel sürecini anlatırken muhalefetten gelen "sermaye" eleştirilerine de sert bir set çekti.
Artık Müfredatı Bakanlık Değil Sektör Yazıyor
Bakan Tekin, 2014 yılında hayata geçirilen "Proje Okul" kavramının mesleki eğitimdeki tıkanıklığı nasıl açtığını detaylandırdı. Sistemin en büyük yeniliği ise müfredat yazım sürecinde yaşandı. Tekin, "Ayakkabıcılık programının müfredatını ayakkabıcılar odasıyla, ilgili alanın temsilcisiyle beraber hazırlıyoruz. Sektöre 'gelin beraber yetiştirelim' diyoruz" diyerek, eğitimin artık piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini vurguladı.
"Atölye Eğitiminden Neden Korkuyorsunuz?"
Sektörle yapılan protokollerin muhalefet tarafından "çocukları sermayenin kucağına atmak" şeklinde nitelendirilmesine tepki gösteren Bakan Tekin, mesleki eğitimin doğasını hatırlattı:
Pratik Eğitim Zorunluluğu: "Mesleki eğitim alan bir çocuğun fabrikada, atölyede eğitim almasından niye rahatsız olabilirsiniz?"
Konuyla ilgili Bakan Tekin'in tam olarak "Eğer biz 2014'teki değişiklikleri yapmasaydık, Milli Eğitim Bakanlığı kendisi atölye ve ayakkabıcılık programı için müfredatı kendisi yazacaktı, müfredatı oluşturacaktı. Proje okul kavramını yaptık ve dedik ki, ayakkabıcılık programının müfredatını ayakkabıcılar odası ile beraber yapalım. İlgili alanın temsilcisiyle oturduk ve müfredatını beraber yaptık. Sadece bunu yapmadık; devamında birlikte programını oluşturduğumuz okulda okuyan çocuklarımızın desteklenmesi için, asgari ücretin yüzde 30 ile yüzde 50'si kadar teşvik metodu ile iş başı eğitimlerinde çocuklarımıza destek ödemeye başladık. Sonra bir başka adım daha attık: Meslek hastalıkları ve iş kazalarına karşı sigorta. Çocuklarımızı sigortaladık. Bunların hepsi çok önemli adımlardı. Muhalefet bizi çok eleştiriyor. Meslek lisesindeki çocukları iş dünyasıyla protokol yaparak birlikte yetiştirmemizi, çocukların sermayenin kucağına atmak olarak tanımlıyor. Ben gerçekten çok üzülüyorum. Mesleki eğitim alan çocuklarımızın atölyede, fabrikada eğitim almasında niye rahatsız olabilirsiniz." dedi.